Kayıtlar

Eylül, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

bugünlerde böyleyim

ince kitaplar gibi azaldığını hissettikçe günlerin biliyor gibi yapıyorum aşkı anlamak için işte şuram bir padişah gibi yalnız kimse inan bana artık masal dinlemiyor yorgan üzerimde düşüyor susuyor gibi bir kral içinde yanık yağlar patlamamış bir el bombası yaklaşıyor bahar ve nişan artık alma inan bana marşlar başkaları için söyleniyor ama gücenme kalbi de şaşırır insanların bazen yıkılmamış bir köy kahvesi meydanda ağaçlar evet nedense yine dilinde dokunaklı bir türkü yıkılsan da şartlar böyle daha eşit avuçlarında kısacık ömrün tütün içerken ilk maaşınla yola çık Ali Yıldız Hırka 4. Sayı Ağustos 2015

HAYAT DEPLASMAN

Birden oluyor son günlerde her şey Birden gitmek istiyorum Oysa hazırlanacak vaktim var ayarlanacak saat Bakarsın yüzün güler düzenlenir ekonomik kaygılar Aslında bırakılmaktan paslı günler peş peşe Tahtı parçalanmış içimde tahta sesleri Asırlardır öyle sürgün öylesine savaşmış Bulunmuyor bedende neden merhem Akdeniz’de ya da bambaşka bir şehirde Yaşamak bilerek yapılan bir Cezayir Aklımda panayırlar piyasalar akşamüstleri Seninle kaç kere şahitlik ettik güneşlerin batışına Yüreğimde sabırsız okyanus dilimde söylenemeyen türküler Ölmeliydik savunulmalıydı umut Ayağa kalktım bir çocuk özür dilerdi Dağılırdı üzüntüm Bu şarkıyla ne zaman hatırlasam gözlerini Denizler her vakit gebelikten dışarı Surlar dışarı sırtım kapısı patronların Ama bu rüzgar bu esintisi güzel göklerin Boğazında ve şu tepelerinde aşktan ağaçlar Kırma tüfeğim yok ve son günlerde Bahar diyorsun aldanmadık mı söyle Ali Yıldız Yedi İklim 305. Sayı Ağustos 2015