SAR SİYAH ŞALI DÜŞ YOLA
Fatih Kınalı’ya Conte de L’Incroyable amour - 1991 Yokmuş gibi harcayacaksın elindeki son şarjörü Yokmuş da orada açıyormuş gibi bir leylâk Acem ve kadınları yürüyorken yalınayak Gözlerin önünde konuşur gibi bir yanardağ Şeritler geçiyor üstümüzden, otobüs durakları, sirenler Elâ gözlü bir yar geçiyor yar üstüne, oradan dönmek olur Ak gerdanı upuzun gece sökülmüş bir ucundan Oradan tutmak olur, düşmek peşine, sürüleri çevirmek Yüzyıldır küfleniyor ve kılıçlar, öfkelerin gül gül dökülüyor Saraylarda üşüyensin, kral gömen halklarsın Törenlerin sevdasız geçilmez, kalelerin yakılmaz Türlü savaşlar geçmiş başından Bir sancıyı genişlettiğin doğru Şu sınırı kilitleyesi, bu kapıyı açasın gelir Üşüyesin gelir, yanasın Bu biriken yaraları çekip gidesin gelir Zırhını savurup tam sıvışacakken çiçeklerin solası Dünya kavuştuğun yer kadardır Sar siyah şalları düşelim yola Dişlerin sıkılması elbet bir gün bitecek ...