BÜYÜK DÜŞEN KAZANIR

 

Tüfeğim yok ve yalnızım. Barutu doldurdum
Su taşıdım durduk yere ırmaklardan, taşları kaldırım saydım
Ceketimi giymeden, çiçeğe selam vermeden, düşünmeden açları
Kervan bekledim. Arkadaşlar edindim şarkılarda hicaz
Şiir okudum suratlarına, atlarına bindim, çiçekleri suladım
Bir gök tanıştırmak için hepimizin avlusunda

Bazı arabesk şarkılar dinledin
Bir kızı en olmadık tenhada
Kollarında bileklikler
Haylazlıklar, ilk gençlik yılları, 2009’lar
Kayda değer, slow ve karanlık gözlerinde aydınlık bir gülüş
Yağmur kuyu yağıyor, adını unutup kan susan saatler
Bazı şarkılar arabesk dinledim

Gece törpüledim. İçinde kadınlar ve çocukların aktığı
Taksim olmadı. Ölmedim. Ama taksitler öteledim
Şiir yazdım savaştan dönen zeybeğine
Trabzon’a inandım. Savaşlara ve kanın akmasına
Sustum. Seçimlere kanmadım: Gloria Levy.

Ben susan portakal
Sen kavmin rahme dönüşü

Konuştum.

Bazı böceklerle açıkladım Ömer’i
Düştü, kaldırdım. Çıplaktı, giydirdin.
Güneşin bilediği tırpan
Gözlerinin çırptığı kuşlar
Şiirle oyalandım.

Ali Yıldız

BİR NOKTA EDEBİYAT DERGİSİ 223. SAYI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

2.324,70

Devam Ediyoruz