ÜÇ BUÇUKTA ÇAYCIDA
lan çok hüzünlüyüm
yamulmuş bakır tencereler gibi
bu aşktan kasılmalar aşkına
biz galiba yanlış adamlarız Cemal
her şarkıyı sevindiği kadar alkışlayan
zirveleri yüzümüz çok çeşitli sıradağları anlatır
örneğin Fas civarında niçin ud çaldığını bilmeyen biri
arkamızda kaç küsür yıldır bıraktığımız menekşeler
sıkıldığımız günlere alkışlarla çay getiren
ey bana mızrak ey sana gökleri sevdiren hayat
bağışla üç kişilik sofrada tek kişilik oturduğumuz için
kulaklarımda çın çın çanlıyor devletlerin
çok merdivenli
kuyuları
kalbini boşluklarla doldurmanın paydosu
ama kurtuluyoruz ayaklarımızdan koşmaya başlayınca
yangınlariçre bu sulak beden birdenbire sönüyor
dönüyor dilimdeki yara krallara merhem
paylaşıyoruz bak içimizde çakıl taşları
varoşlar kötü bir futbol maçından arta kalan
Ali Yıldız
Birnokta Edebiyat Dergisi 185. Sayı
Temmuz 2017
Yorumlar
Yorum Gönder