BEKARLAMALAR
Bendeki şu türkçeler bir bekarlık içerir
Basit birtakım hüzünleri ve parasız yazları da
Ucuz güz piyazlarını, patlak pabuç, sinema
Mahalle maçlarını sonra, çocuklar ve köpekleri
Bunlar şaşkınlıktır.
Çiçekli yazmalar ve işgücü göçlerinin çok aksayan türkçesi.
-Teyzeler konuşurken ağızlarını kapatır-
Varoşlar türkçesi: Nalburun bir dünya kupası bahisler oynaması
Yani umut dediğimiz geveze vuvuzela
Şenliksiz güneşlere eleştiri getiren
Boşa çıkan dilekler
Bağdat'tan dönen hesap
Tam oturmuş seraplarla ve nasırlı yanılmaktan
Demek gözlerim geri kalmış ülkeleri anlatır
Kuzey İstanbul türkçesi. Çağın karnına saplanan bir sokakta.
Lan yırtıcı bir kuştur aşk, ona biraz göğaçın
Ucuz güz piyazlarını, patlak pabuç, sinema
Mahalle maçlarını sonra, çocuklar ve köpekleri
Bunlar şaşkınlıktır.
Çiçekli yazmalar ve işgücü göçlerinin çok aksayan türkçesi.
-Teyzeler konuşurken ağızlarını kapatır-
Varoşlar türkçesi: Nalburun bir dünya kupası bahisler oynaması
Yani umut dediğimiz geveze vuvuzela
Şenliksiz güneşlere eleştiri getiren
Boşa çıkan dilekler
Bağdat'tan dönen hesap
Tam oturmuş seraplarla ve nasırlı yanılmaktan
Demek gözlerim geri kalmış ülkeleri anlatır
Kuzey İstanbul türkçesi. Çağın karnına saplanan bir sokakta.
Lan yırtıcı bir kuştur aşk, ona biraz göğaçın
Şu türkçeler bendeki bir bekarlıklar içerir
Anlat çoğalmadık mı ne kadar yarım kalsak
Şehlalarda dolaşan şaşırmalar hatrına
Ya da boşver. Yumruk gibi sıkılsak da anlamadı adamlar.
Paralı levanten türkçesi. E harfini yayarak, hem çenesini avuçlar,
-Oysa işsizim, beş kuruş yok, okul yine bitmiyor-
Asgari ücret türkçesi. Vay durduk yere çattığımız şu bela
Güpegündüz tomarırken capcanlı bir portakal
Ansızın şiirlerin kesmesi: ''Belki de biraz iyiyizdir''
diye söze başlayan
İmdat çekici. Avutur açıklayamaz gerçi
Aklım ermez bu dünyada nasıl yaşar bekarlar
İnsan oturur donunu filan yıkar.
Makarna yapar. Bir vapurda anarken eski sevdiklerini
Anlat çoğalmadık mı ne kadar yarım kalsak
Şehlalarda dolaşan şaşırmalar hatrına
Ya da boşver. Yumruk gibi sıkılsak da anlamadı adamlar.
Paralı levanten türkçesi. E harfini yayarak, hem çenesini avuçlar,
-Oysa işsizim, beş kuruş yok, okul yine bitmiyor-
Asgari ücret türkçesi. Vay durduk yere çattığımız şu bela
Güpegündüz tomarırken capcanlı bir portakal
Ansızın şiirlerin kesmesi: ''Belki de biraz iyiyizdir''
diye söze başlayan
İmdat çekici. Avutur açıklayamaz gerçi
Aklım ermez bu dünyada nasıl yaşar bekarlar
İnsan oturur donunu filan yıkar.
Makarna yapar. Bir vapurda anarken eski sevdiklerini
Boğaziçi türkçesi. Selatin camiler ve gökte kuşan bulutlar.
Allah. Geçmişte Anadolu'ya otağlar kuran türkçe
Yunus Emre türkçesi, Hacı Bayram Veli, Pir Sultan Abdal
Allah. Geçmişte Anadolu'ya otağlar kuran türkçe
Yunus Emre türkçesi, Hacı Bayram Veli, Pir Sultan Abdal
Vaktiyle gözlerin böyle umurumu çelmişti.
Kimseyi bekarlatmayan
Şimdi en fazla çırağanlar, kır düğünü, çayevi.
Ve gülüşler paylaşarak ulaştığımız kıvam
Yani deden mi öldü, al Kürdilihicazkar.
Şimdi en fazla çırağanlar, kır düğünü, çayevi.
Ve gülüşler paylaşarak ulaştığımız kıvam
Yani deden mi öldü, al Kürdilihicazkar.
Şu bendeki türkçeler içerir bir bekarlık
Sen bu sırrımı tut saçlarına uyarla
Bir gün ağlanacaksa oturup hüngür hüngür
La: Kalkışmalar türkçesi. Savulun ey gayriaşki durumlar.
-Yıldızyoğun bir göğün giyinip çığlığını-
Sigortalar savulun. Türev piyasaları, kur savaşları, makbuzlar
Beni çalıştırdılar paramı vermediler
Geçim derdi türkçesi.
Hadi ordan türkçesi. Erkek sever alamaz kısmet değilmiş derler.
Kısmet son köy doğuda sonra pareto başlar.
Sen bu sırrımı tut saçlarına uyarla
Bir gün ağlanacaksa oturup hüngür hüngür
La: Kalkışmalar türkçesi. Savulun ey gayriaşki durumlar.
-Yıldızyoğun bir göğün giyinip çığlığını-
Sigortalar savulun. Türev piyasaları, kur savaşları, makbuzlar
Beni çalıştırdılar paramı vermediler
Geçim derdi türkçesi.
Hadi ordan türkçesi. Erkek sever alamaz kısmet değilmiş derler.
Kısmet son köy doğuda sonra pareto başlar.
Fatih Kınalı
İstanbul Birnokta 145. Sayı
İstanbul Birnokta 145. Sayı
Yorumlar
Yorum Gönder